TÜRKLAM BOŞLUK DOĞURUR MU

T

Türklam Yaşam Felsefesi toplum yaşamımızda boşluk doğmaması için gerekli önlemi almaktadır.

Çünkü Türklam da inanca dayanan bir felsefedir, bir inanç felsefesidir. Zaten ülkemizde yaşayanların % 98 i, kayıtlara göre İslam, geri kalanları çeşitli Hristiyan mezhepleri, Musevi ve diğer semavi olmayan dinlere aittir. Bu nedenle inanç boşluğumuz zaten yoktur.

İleride Türklam inancının farklarını göreceğiz. Türklam da inanca dayanır.

Ne var ki Türklam din değildir. Bir yaşam biçimidir, bir yaşam felsefesidir.

Zaten bütün dinler felsefe getirirler. Türklam dinden bağımsız felsefe getirir. Türklam dinden bağımsız yaşam biçimi getirir. Türklam din değildir, dinlerle uğraşmaz.

Ben Türklam’ım diyen kişi artık din ile ilişkisini kesmeli ve dinlerle uğraşmamalıdır. Biz kendi yaşam biçimimizi yaratacağız ve kendi yaşam felsefemizi oluşturacağız. Yaşamımızda din olmayacak.

Türklam başka dinlerde en ufak bir değişiklik bile istemez. Hatta kitabımızın başlangıcında anlattım, dinlerden konuşmaz ve öneri getirmez.

Eğer dinlerden söz ederken GÖZLEM dışında bir sözüm olmuşsa, lütfen onu siliniz. Yanlış yapmışım. Ben dine karışacak neyim? Hiç. Böyle yanlışlarım olduysa lütfen bağışlayın.

Türklam’da belki inanç fazlalığımız vardır! Belki nasıl inanacağımızı bilmeme durumu vardır. Ama inanç boşluğu yoktur. Bu nedenle Türklam’ı kabullenen yurttaşlarımız asla boşluğa düşmeyeceklerdir ve her zaman ne istediklerini bileceklerdir.

 Türklam boşluk doğmaması için birkaç alçak gönüllü öneri daha getirmektedir. Sadece İbrahimi ve İbrahimi olmayan dinlere inanan yurttaşlarımız değil, dinsiz ve tanrısız yurttaşlarımız da Türklam’ı kabullenebilirler.

Türklam bir yaşam biçimidir. Kişi o yaşam biçimini de Türklam yaşam biçimini de kabullenip mutlulukla yaşayabilir.

Türklam olabilmek için sadece üç element arayalım: Türk, Türkçe ve Türklam. 

Ne var ki bu öneri sadece Türkiye için geçerlidir. Bir kişi Amerikalı ise, Amerikanca konuşuyorsa Amerikanlam olabilir ve kanımca olmalıdır da. Bunu bütün uluslar için uygulayabiliriz. Hedefimiz mutluluktur, huzurdur, kardeşliktir ve özgürlüktür ve bunu sadece Türklam tipi yaşam biçimi sağlayacaktır.

Ayrıca, daha da ileriye gidelim, Türklam olmak için hiçbir inanca sahip olmak da gerekmez, yüzde yüz inançsız bir kişi de bal gibi Türklam olabilir, diyelim. Yurttaşımız değil mi? Onu da kabul edelim, ne kaybederiz ki?

Çok değişik bir felsefi oyun oynayalım mı? Bu oyunla şöyle de diyebiliriz:  Başka bir açıdan incelenir ise, tanrısız ( ateist ) olan kişi Tanrıya inanmamaya inanır, dinsiz olan kişi ise dinlere inanmamaya inanır ki bu durumda yine de bir şeye inandıklarından bu kişiler de Türklam’dırlar. Türklamda da inanç vardır. O halde boşluk yoktur.

Ancak genelde, yüzde ile konuşursak, büyük çoğunluk Müslüman olduğu için, Türkiye’de Türklam’ın çoğu Müslümandır, denilebilir. Ne var ki her Müslüman Türklam değildir. Umudum odur ki bu kitaptan sonra her Müslüman yurttaşımız Türklam olsunlar. Yine,  Hristiyan, Musevi ve diğer dinlere inanan yurttaşlarımız da Türklam olabilirler diyelim. 

Bir anlamda, Türklam, Türklam inancını tanımlayarak, laikliğin kurucu babasının, istemeyerek de olsa, doğurduğu boşluğu doldurma uğraşına girmektedir ki hiç küçümsenecek bir uğraş değildir bu. 

Bana sorarsanız, Atatürk, okuduklarım arasında gelmiş geçmiş en büyük insandır ve onun böyle bir boşluk doğacağını bilemediğine, öngöremediğine inanmıyorum. Bu nedenle öyle inanıyorum ki Atamız eğer yeterince uzun yaşasaydı Türklam veya benzeri bir ad ile yaşamımızdaki bu boşluğu dolduracaktı ve esas hedefi bu idi.

About the author

Dr. Erdem Alptuna

Erdem Alptuna tıp doktoru ve üniversite doçentidir.
Dr. Alptuna, Atatürk Devrimlerine uyum sağlayarak yaşayan insanların Yaşam Biçimine ve Felsefesini inceledi ve ortaya başka bir yaşam biçimi çıktığını kavradı. Bu yeni yaşam biçimine Türklam adını yakıştırdı. Ayrıca bugüne ve dünyaya daha iyi uyum sağlayacak birkaç yeni kural daha getirdi.
Dr. Erdem Alptuna bu blog’da, bu makaleler ile Türklam Yaşam Felsefesinin kurallarını anlatıyor. Cumhuriyetin kaya gibi sağlam yaşaması için Türk, Türkçe ve Türklam’a gereksinim vardır diyor. Türklam bir din değildir. Ama benzer bir Yaşam Felsefesi ve bu felsefeden doğan bir Yaşam Biçimidir. Dr. Alptuna herkesi makaleleri sürekli okuyarak Türklam’ı öğrenmeye davet eder. Beğenenlerin de kendilerini Türklam’ım adıyla tanımlamasını önerir.
Türkiye, Türk, Türkçe ve Türklam Dr. Alptuna’ya göre Atatürk Devrimlerinin doğal sonucu, Türk Devrimlerinin en son halidir.

Add Comment

Dr. Erdem Alptuna

Erdem Alptuna tıp doktoru ve üniversite doçentidir.
Dr. Alptuna, Atatürk Devrimlerine uyum sağlayarak yaşayan insanların Yaşam Biçimine ve Felsefesini inceledi ve ortaya başka bir yaşam biçimi çıktığını kavradı. Bu yeni yaşam biçimine Türklam adını yakıştırdı. Ayrıca bugüne ve dünyaya daha iyi uyum sağlayacak birkaç yeni kural daha getirdi.
Dr. Erdem Alptuna bu blog’da, bu makaleler ile Türklam Yaşam Felsefesinin kurallarını anlatıyor. Cumhuriyetin kaya gibi sağlam yaşaması için Türk, Türkçe ve Türklam’a gereksinim vardır diyor. Türklam bir din değildir. Ama benzer bir Yaşam Felsefesi ve bu felsefeden doğan bir Yaşam Biçimidir. Dr. Alptuna herkesi makaleleri sürekli okuyarak Türklam’ı öğrenmeye davet eder. Beğenenlerin de kendilerini Türklam’ım adıyla tanımlamasını önerir.
Türkiye, Türk, Türkçe ve Türklam Dr. Alptuna’ya göre Atatürk Devrimlerinin doğal sonucu, Türk Devrimlerinin en son halidir.