CategoryTürklam Atatürk Devrimleri Sonucu Kendiliğinden Ortaya Çıktı

SÖYLEŞİ

S

Değerli okuyucular, sevgili düşünürler, işte böylece Türklamı bitirdik.  Evet, sizlere Türklam adıyla anlatabileceklerim bitti.  Okudunuz ve düşündünüz. Türklamı bütün yüreğimle ve ciddiyetimle yazdım. Süresi Söyleşi’ye kadar 18 yıldır. Epeyce uğraşmışım değil mi? Az süre değil, tam 18 sene.. Bir de yazar olarak, okuyucu ve düşünür ile biraz daha az resmi, biraz daha az ciddi, biraz da dertleşme havasında bir son söz yazıp içimi dökmek istedim.  Adını da söyleşi koydum. Söyleşi tam bir SONSÖZ. Söyleşi sanıyorum 20 sahife kadar yer alıyor. Ben tamamını bir kerede yayınlamayacağım. Sayfalara bölerek bir iki hafta içinde...

61. DEMOKRASİ

6

Türk demokrasisi anlamına gelir. Her ulusun demokrasisi bir diğerinden biraz farklıdır. Temelde birdir. Ayrıntıları farklıdır. Ulusal özelliklerimizi ön plana çıkartan demokrasi de Türkiye’nin demokrasisidir. Ülkemiz seçim ile tek adam hükümet sistemini kabul etti. Bu yönetim tarzı, tek bir kişinin ülkenin mutlak sahibi olması anlamına geldi. Bu durum demokrasi ile bağdaşmaz; Türk yapısı ile kesinlikle bağdaşmaz. Büyük insan İsmet İnönü sayesinde ülkemiz insanları demokrasi ve seçim ile tanıştı. Böylece, an itibarıyla, kabaca 75 senelik seçim alışkanlığımız ve geleneğimiz var. Bu gelenek sayesinde kavgasız gürültüsüz biçimde seçim ile...

39. VERGİLER

3

Yaşadığınız şu asırda vergilerin yaygınlığı, yüzdeleri, çeşitleri, kimler tarafından nasıl ve hangi koşullarda hesaplanması ve ödenmesi gerektiği ne kadar girift bir bilimdir! Vergi konusunu uzmanlara bırakınız. Türklamda bu konu tamamen maliyeyi ilgilendirir, yaşam biçimi ile ilgisi çok azdır. Türklamda zekat, fitre ve benzeri isimli vergiler, dini yapıları ve adları nedeniyle kullanılmaz. Vergilerimiz batı dünyasındakilerine paralel adlandırılır ki dünyaya uyumumuzun bar parçasını yansıtır. Vergilendirmek sadece devlete özel bir ayrıcalıktır. Devlet içindeki başka hiçbir kuruma, belediye gibi, vergi toplama hakkı verilmemelidir. Toplanan...

23. ANIT MEZAR

2

Ulusunu yücelten, ulusun adını uluslararası arenada birinci plana çıkartan, vatan kurtaran, cumhuriyeti kuran, demokrasiyi kuran, devrim yapan insanlar için anıt mezar yapınız. Türk ulusu yüce gönüllüdür. Kendine yapılan iyiliği bilir ve anıt mezar yapacak büyüklüğü gösterir ki ilerideki nesilleri gelsin bu büyük kurtarıcıya teşekkür etsinler ve ondan esinlenerek büyük işler başarsınlar. Türklamda, yukarıdaki tanımlamaya uymayan anıt mezarları, var (lar) ise, ortadan kaldırmak ve yatan (ları ) normal mezarlara taşımak uygun olur.   Türkiye Cumhuriyeti diğer devletlerin yaşı göz önüne alındığında çok, çok genç bir devlettir. Bu genç...

18. MATEM GÜNLERİ

1

Ulusların nasıl bayram günleri varsa matem günleri de olabilir. Kanımca, halkımızın gözünde iki tane matem günü veya anı olmalıdır. Bir tanesi devletimizin ve cumhuriyetimizin kurucusu Kemal Atatürk’ün ölüm günüdür. Bu günü zaten senelerdir tanır ve saat 9.05 de 10 Kasımda bir dakika matem yaşarız. Diğeri demokrasimizin kurucusu İsmet İnönü’nün ölüm günü olmalıdır diye düşünüyorum. 25 Aralıkta saat 16.05 de ulus, kendisine demokrasiyi armağan eden İsmet İnönü’yü anımsamalı ve en az bir matem dakikası yaşamalıdır. İsmet İnönü hemen hemen mutlak diktatör yapısında yönetici iken kendisi muhalefet partisi kurdurmuş,  seçime girmiş...

17. BAYRAMLAR

1

Türklam din değildir, din olmadığından dini bayram günleri bulunmaz. Türklamda dini bayram günü bulunmaz.  Bu nedenle bir günü veya ayı diğerlerinden ayırt edici dinsel zamanlar Türklamda yoktur. Ancak sizlerin kişi olarak, yöre olarak, ulus olarak büyük başarılar kazandığınız, kıvanç duyduğunuz, anımsamaktan zevk aldığınız gün veya günleriniz elbette vardır ve ileride de olacaktır. İşte o günleriniz bayram günlerinizdir. İçinizdeki inanç, kişisel ve toplumsal çalışkanlığınız, bilgeliğiniz ve gayretinizle kazandığınız özel zaferleri kutlamanızdan daha doğal hak bulunmaz. Kişisel, yöresel ve ulusal bu günleri bayram günü olarak ele...

TÜRKLAM YAŞAM FELSEFESİ

T

Atatürk Devrimlerinin tam uygulanmasıyla ortaya çıkan ortak yaşamımıza ben Türklam Yaşam felsefesi adını verdim.   Yani bir ulus, bir dil ve bir inançtır Türklam Yaşam Felsefesi, hepsi bir ve ayni: Türk, Türkçe, Türklam. Türklam Yaşam Felsefesi bellidir. Atatürk Cumhuriyetinin yaptığı ve yaptıklarına uygun değişikliklerle uygulanan modern ve evrensel yasalar, Türklam felsefesinin kaynağıdır. Şurada konuyu kısaca saptırarak bir sözcük üzerinde oyun oynanmasını engellemek isterim ki o sözcük de cumhuriyettir. Üzerinde oyun oynanan diğer sözcük de demokrasidir. Bilirsiniz komünizmin en koyusunu uygulayan, milyonlarca insanı, acımadan...

POLİTİKACILAR SAHNEDE

P

İkinci partinin seçime girmesinden sonra ortaya politikacılar çıktı. İktidar değişince kurucu partinin ülke korumacılığı ve babalığı, bir yerde, ortadan kalktı. Kendini yeni sultan gören politikacılar doldurdu av bölgesini.   Bu politikacıların iki ana hedefi vardı. Birincisi kendilerini zenginleştirmekti, ikincisi Türk Devrimlerini ortadan kaldırmak, hatta geri çevirerek halkımızı Araplaştırmaktı. İlk işleri dua ederken Türkçeyi ortadan kaldırıp yerine Arapçayı koymak oldu. Araplaştırmanın hedefi de bellidir. Arapça bilmeyen Türk halkı bilmediği dilden din kitaplarını ezberler ise aptallaşır ve böylece sürekli ayni dinci politikacıları...

YENİ BİR AD’A NEDEN GEREK VAR?

Y

Bilim ayrıntılar ile ilgilenir ve ayrıntılara önem verir. En küçük farklılığa dahi isim vermek bilimin görevidir ve çok yararlıdır. Tıp da böyledir.  Mühendislik de böyledir. Temel bilimler de böyledir. Böylece bir konu hakkında konuşanlar hangi ayrıntıdan söz ettiklerini daha iyi bilir, daha iyi tartışır, daha kesin ve daha somut bir sonuca ulaşabilirler. Türklam da yeni bir felsefe gözlemlediğine ve ona dayanan yeni bir yaşam biçimi önerdiğine göre,  bir yeni doğandır, bebekten bile küçüktür ve birçok farklı yönleri bulunur. Yenilikleri dolayısıyla da yeni bir ada hak kazanır. Türklam adı benim seçimimdir. Türk adı ile başlayan...

TEK BAĞLAYICI KURAL

T

Türklam’ı sizlerle tanıştırırken, yani takdim ederken veya sunarken dün anlattığım uzun makale karmaşık gelebilir diye özetleyeyim: Türklam’ı oluşturur ve tartışırken, hiç bir din eleştirilmeyecek ve hiç bir dinden alıntı ve örnek verilmeyecektir. Örneğin, yok Kur’an veya İncil şunu demiş onu nasıl yorumlayalım gibi bir söz edilmeyecektir. Konu Türklam’dır, Türklam konuşulup Türklam oluşturulacaktır, Türklam tanınacaktır. Hiç bir din kitabının hiç bir önerisi göz önüne alınmayacak ve koşulmayacaktır; onlar bizi bağlamaz. Türklam yapılandırılır ve tartışılırken, özetin özeti, hiç bir din kitabının en ufak sözü bile edilmeyecektir. Kural...