32. YARDIMSEVERLİK

3

İyilikseverlik, yardımseverlik, insan severlik, hayırseverlik insanın doğasında vardır.

Cumhuriyetle birlikte Yardım Sevenler Derneği 1928 yılında kurulmuş bugün 132 şubesi ile çalışır durumdadır.

Yardımseverlik için filantropi sözcüğü de kullanılabilir.  Filantropi sözcüğü Türkçemize Fransızcadan geçmiştir. Kavramın kökeni Yunanca philo (filo), sevmek ve antropos, insan sözcükleridir.

İki “olmazsa olmaz” etmeni ve bir de kuyruğu vardır.  Birincisi yardımı veya iyiliği kimin yaptığı bilinmeyecek, ikincisi yardımı kimin aldığı bilinmeyecektir. Kuyruk ise devamlılık ilkesidir. Kimseyi yarı yolda bırakmamalısınız.

Bu durumda senede bir kez bir, iki fakire et veya para yardımı yapılması değil iyilikseverlik, gösterişli bir kendini beğenmişlik ve gurur sınıfına sokulabilir. Bu çağda modası geçmiş ve çağdışı davranışlara boş vermek ve bilimsel iyilikseverlik ve yardımseverlik yollarını araştırıp bulmak ve yaratmak gerekir.

Yardımseverlikte rehberimiz Kemal Atatürk’tür ve bilimdir.

Fakirlere yardım etmek istiyorsanız, yolu, Kızılay gibi,  Yardım Severler Derneği gibi, Şehit Ailelerine Yardım Derneği gibi adları şimdi aklıma gelmeyen diğer yardımsever derneklere para veya malzeme göndermektir. Onlar muhtaçlara yardımı bütün seneye yayarlar.

Bence en iyisi, sadece,  harcayabileceğinin çok üstünde geliri olanların iyiliksever rolüne soyunmalarıdır. Toplumdan kazandığının bir miktarını topluma iyilikseverlikle geri vermek; olay budur. 

Sınırlı geliri olup da hesap-kitap ile ay sonunu zar-zor getirenlerin yapabilecekleri en iyi, en düzgün iyilikseverlik, yasal ve insaflı bir vergi düzeninde, vergisini zamanında ve tam olarak yatırmaktır.

İnsaf sınırları içinde belirlenen vergiler, hırsızlık yapmayan yöneticilerin elinde bütün ülkeye dağılır ve hepimizi zenginleştirir.

Türklam insan severlik felsefesine dayanan bir Yaşam Biçimidir.

Türklam dinlerin getirdiği yükü taşımayan bir Yaşam Biçimidir.

About the author

Dr. Erdem Alptuna

Erdem Alptuna tıp doktoru ve üniversite doçentidir.
Dr. Alptuna, Atatürk Devrimlerine uyum sağlayarak yaşayan insanların Yaşam Biçimine ve Felsefesini inceledi ve ortaya başka bir yaşam biçimi çıktığını kavradı. Bu yeni yaşam biçimine Türklam adını yakıştırdı. Ayrıca bugüne ve dünyaya daha iyi uyum sağlayacak birkaç yeni kural daha getirdi.
Dr. Erdem Alptuna bu blog’da, bu makaleler ile Türklam Yaşam Felsefesinin kurallarını anlatıyor. Cumhuriyetin kaya gibi sağlam yaşaması için Türk, Türkçe ve Türklam’a gereksinim vardır diyor. Türklam bir din değildir. Ama benzer bir Yaşam Felsefesi ve bu felsefeden doğan bir Yaşam Biçimidir. Dr. Alptuna herkesi makaleleri sürekli okuyarak Türklam’ı öğrenmeye davet eder. Beğenenlerin de kendilerini Türklam’ım adıyla tanımlamasını önerir.
Türkiye, Türk, Türkçe ve Türklam Dr. Alptuna’ya göre Atatürk Devrimlerinin doğal sonucu, Türk Devrimlerinin en son halidir.

Add Comment

Dr. Erdem Alptuna

Erdem Alptuna tıp doktoru ve üniversite doçentidir.
Dr. Alptuna, Atatürk Devrimlerine uyum sağlayarak yaşayan insanların Yaşam Biçimine ve Felsefesini inceledi ve ortaya başka bir yaşam biçimi çıktığını kavradı. Bu yeni yaşam biçimine Türklam adını yakıştırdı. Ayrıca bugüne ve dünyaya daha iyi uyum sağlayacak birkaç yeni kural daha getirdi.
Dr. Erdem Alptuna bu blog’da, bu makaleler ile Türklam Yaşam Felsefesinin kurallarını anlatıyor. Cumhuriyetin kaya gibi sağlam yaşaması için Türk, Türkçe ve Türklam’a gereksinim vardır diyor. Türklam bir din değildir. Ama benzer bir Yaşam Felsefesi ve bu felsefeden doğan bir Yaşam Biçimidir. Dr. Alptuna herkesi makaleleri sürekli okuyarak Türklam’ı öğrenmeye davet eder. Beğenenlerin de kendilerini Türklam’ım adıyla tanımlamasını önerir.
Türkiye, Türk, Türkçe ve Türklam Dr. Alptuna’ya göre Atatürk Devrimlerinin doğal sonucu, Türk Devrimlerinin en son halidir.